Çekmecedeki İpucu
Aylin, yeni taşındığı eski konağın yatak odasındaki antika gardırobu temizlerken, çekmecenin arkasına sıkışmış küçük, kadife bir kutu buldu. İçinde parıltısını hiç kaybetmemiş safirden zarif bir yüzük ve sararmış, katlanmış bir not vardı.
Notta sadece şu satırlar yazılıydı:
"Bu yüzüğü bulduğun gün, beni affettiğin gün olacak. Bahçedeki büyük çınarın altına bak. -1984"
Aylin heyecanla hemen bahçeye koştu. Yaşlı çınarın köklerinin hafifçe kabardığı yeri eşelediğinde, paslanmış metal bir bisküvi kutusuna ulaştı. Kalbi küt küt atarak kutuyu açtı. İçinden eski fotoğraflar, iki adet Paris tren bileti ve hiç açılmamış, mühürlü bir mektup çıktı. Mektubun üzerinde ise el yazısıyla kendi adı ve soyadı yazıyordu: "Aylin’e..."
Aylin şok olmuştu. Evin ilk sahibiyle isim benzerliği miydi, yoksa bu bir tesadüf olamaz mıydı? Mühürlü zarfı tam yırtıp açacakken arkasından bir ses duydu:
"Onu açmamanı tavsiye ederim."
Arkasını döndüğünde, evi ona kiralayan ve mahallede "biraz gizemli" olarak bilinen genç ev sahibi Murat’ı gördü. Murat'ın gözleri Aylin'in elindeki safir yüzükteydi. Bakışlarında hem derin bir hüzün hem de yılların özlemi vardı. Murat yavaşça fısıldadı:
"Çünkü o mektup sana yazılmadı Aylin. Onu tam 42 yıl önce, tıpkı senin gibi güldüğünde yanağında gamzesi olan büyükbaban, anneannene yazmıştı. Ve o mektup açılırsa, ikimizin de hayatı tamamen değişecek."
Aylin, elindeki mektuba ve karşısındaki adama baktı. Geçmişin sırrı, bugünün aşkını mı doğuracaktı?
Sizce Aylin o mektubu açmalı mı, yoksa geçmişi geçmişte mi bırakmalı? Yorumlarınızı bekliyorum! 💍✨
📄 Makale
Yorumlar (0)
Giriş yapın veya kayıt olun yorum yapmak için.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!