Sabır
Sabır, acıyı bal eyleyen bir iksirdir. Beklemeyi bilen, sonunda güzellikleri bulur. Unutma, her karanlık gecenin ardından aydınlık bir sabah gelir.
Gözlerin
Gözlerinin rengi yok ki benim için; onlar bana anlattıklarınla renkleniyor. Mutluluğumda yeşil, hüznümde mavi.
Rüzgara Fısılda
Rüzgara fısılda sevgini, belki bir gün ulaşır ona. Yıldızlara anlat özlemini, belki bir gece parlar umutla.
Sevdim Seni
Sevdim seni, kelimeler yetmedi anlatmaya. Yıldızlar bile kıskandı gökyüzünde. Ama aşkım asla tükenmedi.
Kayıp Masal
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarların birinde, masalların unutulduğu bir köy varmış. O köyde yaşlı bir nine, her gece torunlarına eski masallar anlatırmış.
Sihirli Orman
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, sihirli bir orman varmış. Bu ormanda konuşan hayvanlar, dans eden ağaçlar ve dilek tutan dereler yaşarmış.
Uçan Balık
Denizlerin derinliklerinde yaşayan küçük bir balık, gökyüzünü görmek istemiş. Bir gün cesaretini toplayıp su yüzüne çıkmış ve kanatlarının olduğunu fark etmiş.
Temel ve Bilgisayar
Temel bilgisayar almış eve götürmüş. Eşi sormuş: "Bu ne?" Temel: "Bu bir bilgisayar, her şeyi hesaplar." Eşi: "O zaman bana söyle, 3 çocuk daha yaparsak kaç çocuğumuz olur?"
Doktor Ziyareti
Deli Dumrul bir gün doktora gitmiş. Doktor: "Hastasın, hemen yatmalısın" demiş. Dumrul: "Yatakta yatmayı sevmem" demiş. Doktor: "O zaman oturarak yat" demiş.
Restoran
Temel restorana girmiş. Garson sormuş: "Ne yersiniz?" Temel: "Tavuk" demiş. Garson: "Izgara mı, haşlama mı, kızartma mı?" Temel: "Hayır, sadece tavuk, pişmiş olsun yeter!"